America’s AI Action Plan
Hallucination XI: Rönesans mı, Halüsinasyon mu?
Yazan : Tolga Ünsün
“America’s AI Action Plan”*
2025 Temmuz’unda yayımlanan America’s AI Action Plan, görünüşte yapay zekâ teknolojisinin ulusal çapta koordinasyonu için hazırlanmış bir politika belgesi aslında. Ancak bu planın satır aralarında, yalnızca teknik değil, derin ideolojik bir zemini de gözler önüne seriyor. Belgenin girişinde geçen şu ifade dikkat çekici:
“AI will enable… an industrial revolution, an information revolution, and a renaissance.”
Kabaca çevirmek gerekirse;
“Yapay zekâ… bir sanayi devrimini, bir bilgi devrimini ve bir rönesansı mümkün kılacak.”
Burada üç düzlemli bir taahhütten bahsediliyor: bir sanayi devrimi, bir bilgi devrimi ve nihayetinde bir rönesans. Bu vaatler, yalnızca teknolojik ilerlemeye değil, bir uygarlık hayaline işaret ediyor. Ne var ki bu hayal, tüm insanlığı kucaklayan kapsayıcı bir vizyona mı dayanıyor, yoksa yalnızca belirli bir jeopolitik merkezin ‘hipergerçek’ fantezisine mi hizmet ediyor?
Sanayi Devrimi: Kodlanmış Emek ve Hegemonik Üretim
Plan, klasik anlamda bir sanayi devriminden değil, “YZ destekli üretim zincirleri”nden, “otonom (karanlık-lights-out) fabrikalardan” ve “ileri robotik kabiliyetlerden” söz ediyor. Bu yeni üretim paradigmasında işçinin yerini veriyle eğitilmiş makineler, sendikanın yerini yazılım lisansları, dayanışmanın yerini ise algoritmik verimlilik alıyor.
Peki bu dönüşüm “emek” olgusunu nasıl etkiliyor? Amerika, plan boyunca Amerikan işçisini merkeze aldığını iddia ediyor. Ancak bu iddia, iş güvencesinden çok işlevsellik üzerinden tanımlanmış bir emek tasarımı içeriyor. İnsan, üretken olduğu sürece değerlidir; yoksa yeniden eğitilmeli ya da değiştirilmelidir.
Bu yönüyle plan, Fordist üretimden veri-Fordist yani Post Fordist üretime geçişin beyannamesidir. Bir diğer ifadeyle: makineleşmiş bedenin yerini, makineleşmiş zihin alır.
Bilgi Devrimi: Belleksiz Bilgiden Kodlanmış Gerçekliğe
Planın ikinci ayağında bilgi devrimine dair vaatler yer alıyor: Büyük Dil Modelleri ‘nin kamusal hizmetlere entegrasyonu, hükümetlerin kendi modellerini üretmesi, deepfake analiz merkezlerinin kurulması, bilimsel veri kümelerinin yapay zekâya uygun hale getirilmesi.
Ancak burada “bilgi”den kasıt, bir epistemolojik çoğulluk değil, tektipleştirilmiş ve filtrelenmiş bir bilgi mimarisi. Plan, DEI (Diversity/Çeşitlilik, Equity/Eşitlik, Inclusion/KApsayıcılık), iklim krizi, toplumsal eşitsizlik gibi referansları yapay zekâ sistemlerinden temizleme çağrısı yapıyor. Böylece “objektiflik” maskesi altında, belirli bir ideolojik pozisyon yeniden üretiliyor.
Bu bilgi devrimi, birikimi artırmaktan çok, belleği silmeye yönelik. Geçmişin rahatsız edici gerçekleri (sömürgecilik, ırkçılık, savaşlar) yapay zekâ modellerinin dışına itilirken, geriye yalnızca steril bir “algoritmik şimdi” kalıyor.
Bence bu devrim, hafıza yitimiyle hızlanan bir bilgi darbesidir.
Rönesans: Gerçekten Bir Yeniden Doğuş mu?
“Rönesans” kelimesi aslında, doğrudan bir kültürel yeniden doğuşuna atıfta bulunur. Amerika’nın YZ planı da bu kavramı kendi lehine çeviriyor: bilimde atılımlar, sanatta üretim araçlarının genişlemesi, eski metinlerin çözülmesi, yaratıcı yazarlıkta yapay zekâ destekli “keşifler”.
Ancak burada ortaya çıkan soru şu: Bu gerçekten bir Rönesans mı, yoksa yalnızca yaratıcı algoritmaların kendini tekrarladığı bir simülasyon çağı mı? Bu “yeniden doğuş”ta Michelangelo yok, Midjourney var. Da Vinci’nin anatomi defterlerinin yerini, kod temelli prompt dizinleri alıyor.
Bu bağlamda, planın önerdiği “Rönesans”, insan ruhunun değil, veri mimarisinin yeniden doğuşudur. Duygular değil, istatistikler; sezgi değil, doğrulama; çoğulluk değil, standardizasyon…
Hegemonik Halüsinasyonun Devlet Katına Taşınması
Bu üç aşamalı gelecek inşası, yalnızca bir teknoloji vizyonu değil, bir simülakr mimarisi. Jean Baudrillard’ın deyimiyle bu plan, gerçekliğin yerine geçen bir temsil düzeni yaratmaktadır. Ve bu düzen, dijital altyapı üzerinden değil, kültürel hegemonya üzerinden işler: “Amerikan değerlerine dayalı modeller”, “İfade özgürlüğünü koruyan yapay zekâ”, “İdeolojik sapmalardan arındırılmış sistemler.” Bir de Sentetik Medya söylemi, başlı başına bir yazı konusu…
Bu söylemle Çin, Rusya veya AB’nin yapay zekâ düzenlemeleri (araya uzun not : daha bu ay başı Meta ve Avrupa Birliği (AB) arasında yapay zeka (YZ) alanında önemli bir gelişme yaşandı. Meta, AB’nin genel amaçlı yapay zeka modelleri için hazırladığı gönüllü Uygulama Esasları’nı imzalamayacağını açıkladı. Şirket, bu düzenlemelerin yasal belirsizlikler yarattığını ve AB Yapay Zeka Yasası’nın kapsamını aşan önlemler getirdiğini belirterek, Avrupa’nın yapay zeka konusunda yanlış bir yolda ilerlediğini ifade etti.) yalnızca teknik rekabet değil, değerler savaşı olarak konumlandırılır. Böylece yapay zekâ, dijital diplomasi değil, dijital misyonerlik aracı haline gelir.
Hafıza, Simülasyon ve Zihinsel Kolonizasyon
Hallucination serisinin merkezinde yer alan sorulardan biri şudur: Yapay zekâ geçmişi hatırlar mı, yoksa yeniden mi yazar? Amerika’nın YZ planı, bu soruya net bir yanıt veriyor: “Hafıza, düzenlenmesi gereken bir risktir.” “Doğru bilgi”, devletin denetiminde yeniden formatlanmalıdır.
Bu bağlamda, plan yalnızca bir strateji değil, bir zihin işgalidir(Amerika özgürleştirir). Ve bu özgürleştirmenin araçları arasında yalnızca veri setleri değil, eğitim müfredatları, açık kaynak modeller, uluslararası standartlar ve kültürel diplomasi de yer almaktadır.
Yani artık yalnızca topraklar değil, zihinler kolonize edilmektedir.
Rönesans mı, Replikasyon mu?
Amerika’nın 2025 Yapay Zeka Eylem Planı, vizyoner ve disiplinli bir strateji olarak okunabilir. Ancak bu plan, aynı zamanda bir halüsinasyonun kodlanmış halidir: geçmişsiz bir gelecek, çok sesiz bir inovasyon, öznelliği dışlayan bir zeka tanımı, ideolojiden arınmış gibi görünen ama ideolojinin ta kendisi olan modeller.
Gerçekten bir “Rönesans” istiyorsak, önce şu soruyu sormamız gerekir:
“Yapay zekâ, insanlığı yeniden mi doğuracak, yoksa yalnızca onun bir kopyasını (yedeğini) mi üretecek?”
Son Not: Aklıma metinde en çok tekrar edilen kelimeleri merak ederek araştırdım ve şöyle bir sonuç çıktı, yorum yapmadan bırakıyorum…
AI :198
America/American : 58
Federal: 57
Government: 28
National : 59
Security: 58
Innovation: 22
Infrastructure: 26
Technology: 27
Development: 35
Workers: 15
Kaynakça:
*https://www.whitehouse.gov/wp-content/uploads/2025/07/Americas-AI-Action-Plan.pdf
